YOKSUN KALMAK Kelime Anlamı Nedir?


yoksun kalmakanlamı

sahip olunan bir şeyi kaybetmek, kullanamamak: “Ben de kendimi, köklerinden yoksun kalmış herkesin düştüğü o sefahat âleminin gergin tekdüzeliğine bırakmıştım.” –R. Mağden.

Güncel Türkçe Sözlük


Sponsorlu Bağlantılar

YOKSUN KALMAK ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • YOKSUN OLMAK: yoksun olmakanlamı belli bir şeye, sahip olamamak: “Kadın konularında sağduyudan hayli yoksun oluşu kalıtımsaldı.” –R. Erduran. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • YOKSUN: yoksun(1. anlamı) sf. Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum. Güncel Türkçe Sözlük yoksun(2. anlamı) Yoksul. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü yoksun(3. anlamı) mahrûm. BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü1966 Devamını Oku

  • YOKSUN: yoksun(1. anlamı) sf. Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum. Güncel Türkçe Sözlük yoksun(2. anlamı) Yoksul. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü yoksun(3. anlamı) mahrûm. BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü1966 Devamını Oku

  • YOKSUN BIRAKMAK (VEYA ETMEK VEYA KILMAK): yoksun bırakmak (veya etmek veya kılmak) anlamı yoksun duruma getirmek, bir şeyin yokluğunu çektirmek: “Sözlerimi dinlediler ve öyle cimrileştiler ki kendilerini bile bir lokma yemekten yoksun bıraktılar.” –N. Hikmet. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • YOKSUN BIRAKMAK (VEYA ETMEK VEYA KILMAK): yoksun bırakmak (veya etmek veya kılmak) anlamı yoksun duruma getirmek, bir şeyin yokluğunu çektirmek: “Sözlerimi dinlediler ve öyle cimrileştiler ki kendilerini bile bir lokma yemekten yoksun bıraktılar.” –N. Hikmet. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • APIŞIP KALMAK: apışıp kalmakanlamı ne yapacağını bilemez duruma gelmek: “Bu sonsuzluğun içinde işte besbelli sen de kendini kaybederek apışıp kalmışsın.” –H. R. Gürpınar. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • YERSİZ YURTSUZ KALMAK: yersiz yurtsuz kalmakanlamı 1) barınacak bir yeri bulunmamak, oturacak yeri olmamak: “Dünya üzerinde yersiz yurtsuz kalmış iki arkadaş.” –R. H. Karay. 2) bütün varlığını yitirip çok zor durumda olmak: “Vaktiyle bir mahalle halkını barındıran hanların, bir çarşı teşkil eden dükkânların sahibi şimdi yersiz, yurtsuz kalmıştır.” –A. Ş. Hisar. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • KÖŞEDE BUCAKTA KALMAK: köşede bucakta kalmakanlamı ilgisizlikten gözden uzakta bulunmak: Koca Sinan’ın en önemli yapısı bu durumda olursa köşede bucakta kalmış olanlara selam olsun! Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • BODUR KALMAK: bodur kalmakanlamı 1) boyu uzamamak: “Boyu bosu kötü toprağa düşmüş İdris ağacı gibi bodur kalmış.” –Y. K. Karaosmanoğlu. 2) mec. gelişmemek. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • DİRİ KALMAK: diri kalmakanlamı 1) dinç, sağlıklı görünmek; 2) pirinç, bulgur vb. bakliyat gereği kadar pişmemiş olmak: Pirinçler biraz diri kalmış. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar