MUŞULTU Kelime Anlamı Nedir?


muşultu(1. anlamı)

Horultu.

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü



muşultu(2. anlamı)

Mışıl mışıl uyuyanın nefes alışı

Tarama Sözlüğü1969


Sponsorlu Bağlantılar

MUŞULTU ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • UĞULTU: uğultu(1. anlamı) a. 1. Gürültülü, boğuk ve anlaşılmaz ses, uğuldama sesi: “İçeride müphem, karışık bir uğultu var.” –F. R. Atay. 2. Zaman zaman duyulan rahatsız edici, boğuk ses. Güncel Türkçe Sözlük uğultu(2. anlamı) İng. hum (humming) Bağlı olduğu yükseltecin topraklama sorununa bağlı olarak, gitar manyetikleri manyetik bir alandan etkilendiğinde veya tekli manyetikler kullanıldığında daha belirgin olan, ses sinyalinin verilmediği Devamını Oku

  • UĞULTU ÇİZGİSİ: uğultu çizgisianlamı İng. hum bar TV. Doğru akım devrelerindeki kent akımıyla çalışan parçalardan dolayı almaç görüntülüğünde ortaya çıkan karanlık ve aydınlık çizgiler. BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü1981 Devamını Oku

  • UĞULTUÖNLER: uğultuönleranlamı İng. noiseless, noise suppression, anti-groundnoise, AGN Sinema Ses yolunda ses imi bulunmadığı vakit çıkan uğultuyu önlemek amacıyla bu yolu saydamsız bir örtüyle kaplama yöntemi. BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü1981 Devamını Oku

  • UYKUCU: uykucu(1. anlamı) a. Uykuyu seven, çok uyuyan kimse. Güncel Türkçe Sözlük uykucu(2. anlamı) Uyumayı seven, çok uyuyan (kimse). Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü Devamını Oku

  • ÇOĞULDU: çoğuldu, (çoğultu)anlamı 1. Topluluk, sürü. 2. Gürültü, çığıltı Tarama Sözlüğü1965 Devamını Oku

  • NEFES ALMAK: nefes almakanlamı 1) havayı ciğerlerine çekmek, soluk almak: “Nefes aldıkça içime kurum ve is kokusu doluyor sanıyorum.” –R. E. Ünaydın. 2) dinlenmek; 3) ferahlamak, rahatlamak: “Bu telgrafı okur okumaz, geniş bir nefes aldım.” –Y. K. Karaosmanoğlu. 4) mutlu bir biçimde yaşamak: “Gezecek, eğlenecek, nefes alacak hiçbir yer yok.” –M. Ş. Esendal. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • NEFES: nefes(1. anlamı) Ar. nefes a. 1. Soluk. 2. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. 3. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman: “Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu.” –H. Taner. 4. mec. Canlılık, hayat belirtisi: “Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, Devamını Oku

  • UĞUNMAK: uğunmak(1. anlamı) (nsz) hlk. 1. Büyük bir üzüntü veya acıdan kıvranmak. 2. Ağlaya ağlaya bayılmak. 3. Soluğu tıkanmak. 4. İsteksiz davranmak, savsaklamak: “Gönülsüz yazıyorum. İstemediğim için, çevresinde dolanıp uğunuyorum.” –N. Meriç. Güncel Türkçe Sözlük uğunmak(2. anlamı) Ağlaya ağlaya bayılmak, kendini yitirmek. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü uğunmak(3. anlamı) Hızla dönmek, süzülmek (topaç, kirmen vb. için). Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü uğunmak(4. anlamı) Ağrıdan, acıdan kıvranmak. Türkiye Türkçesi Devamını Oku

  • BİLE DOĞMUŞ: Bile doğmuşanlamı Yaşdaş. Tarama Sözlüğü1963 Devamını Oku

  • ÖYKEN DÜDÜĞÜ: öyken düdüğüanlamı Nefes borusu. Tarama Sözlüğü1971 Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar