KESENEK ORANLARI Kelime Anlamı Nedir?


kesenek oranlarıanlamı

İng. rates of premium

İşçi yararına sağlanacak çeşitli güvenceler karşılığı yasasına göre işveren ve işçiden alınacak kesenekler oranı.

BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü1972


Sponsorlu Bağlantılar

KESENEK ORANLARI ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ÖDÜNLÜ TARİFE ORANLARI: ödünlü tarife oranlarıanlamı İng. concessional tariff rates İki veya daha çok sayıda ülke arasında bir ticaret anlaşmasıyla bu ülkelerin birbirlerinden yaptıkları dışalım mallarına normal tarifelerinden daha düşük uyguladıkları tarife oranları. BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü2004 Devamını Oku

  • HASTALIK ORANLARI: hastalık oranlarıanlamı İng. morbidity rates Bir toplum nüfusunda belli bir zamanda değişik hastalıkların ortaya çıkma sıklığı. BSTS / Toplumbilim Terimleri1975 Devamını Oku

  • BELİRLİ AĞIRLIK ORANLARI KANUNU: belirli ağırlık oranları kanunuanlamı Fr. loi des proportions définies (kimya) BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu1963 Devamını Oku

  • TOPLULUK GÜVENCESİ: topluluk güvencesianlamı İng. collective insurance Toplumsal Güvenceler Kurumunun, işveren, dernek, birlik, sendika ve diğer örgütlerle bunların güvenceli durumda olmayan işçileri adına toplu güvence kollarından birisi ya da birkaçı; tümü için yapabileceği güvence. BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü1972 Devamını Oku

  • DIŞTAN ALIM YASAKLARI: dıştan alım yasaklarıanlamı İng. restrictions of import Devletin ülke yararına ve çeşitli düşüncelerle yabancı kökenli belirli malların yurt içine getirilmesini yasaklaması. BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü1972 Devamını Oku

  • İŞ SÜRELERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ: iş sürelerinin birleştirilmesianlamı İng. unification of labour duration 1. Verilecek yıllık izinlerde işten ayrılma öncesine dayanak olmak üzere işçinin çeşitli iş yerlerinde özenek ödeyerek çalıştığı sürelerin birleştirilmesi. 2. İşçiye ve yetimlerine bağlanacak yaşlılık ya da yetim aylıklarına dayanak olmak üzere işçinin emeklilik ve iş yasasına göre çeşitli yerlerde özenek ödeyerek çalıştığı sürelerin birleştirilmesi. BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık Devamını Oku

  • ÖZEL GÜVENCELER: özel güvenceleranlamı İng. private insurances Devlet yasalarına göre kurulmuş olanlar dışında kalanlara ilişkin özel güvenceler. BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü1972 Devamını Oku

  • ALTIN DEĞER ARTIŞI: altın değer artışıanlamı İng. gold premium 1. Altının kâğıt paraya göre değerinin artması; 2. Altın değerinin yükselmesi. BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü1972 Devamını Oku

  • YATAKLI SAĞLIK ÖRGÜTLERİ: yataklı sağlık örgütlerianlamı İng. establishments of health with beds Toplumsal Güvenceler Kurumuna ilişkin, her çeşit sayrılığın bakıldığı yerlere verilen ad. BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü1972 Devamını Oku

  • GÜVENCELİ: güvenceli(1. anlamı) sf. Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili. Güncel Türkçe Sözlük güvenceli(2. anlamı) İng. sacured Toplumsal güvenceler kurumuna göre güvenceli sayılan kişi. BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü1972 Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar