İSTEKSİZCE Kelime Anlamı Nedir?


isteksizceanlamı

zf. (isteksi’zce) İstek göstermeden, isteksiz olarak: “Köylü de beklenilmeyen bir cesaretle kendisine isteksizce verilen yere sıkıştı.” –S. F. Abasıyanık.

Güncel Türkçe Sözlük


Sponsorlu Bağlantılar

İSTEKSİZCE ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • İSTEKSİZCE: isteksizceanlamı zf. (isteksi’zce) İstek göstermeden, isteksiz olarak: “Köylü de beklenilmeyen bir cesaretle kendisine isteksizce verilen yere sıkıştı.” –S. F. Abasıyanık. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • İSTEKSİZ: isteksiz(1. anlamı) sf. 1. Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz: “İsteksiz gözlerle listeye şöyle bir baktı.” –Ç. Altan. 2. zf. İsteksizce: “Güneş de bu duman yığınının içine dalıyor, isteksiz kaybolup gidiyor.” –R. H. Karay. Güncel Türkçe Sözlük isteksiz(2. anlamı) Fr. involontaire BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu Devamını Oku

  • TEDBİRSİZCE: tedbirsizceanlamı zf. (tedbirsi’zce) Tedbirsiz bir biçimde, tedbirsiz olarak. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • DUŞAK: duşak, -ğı(1. anlamı) a. hlk. Hayvanın iki ayağını iple bağlayarak yapılan köstek. Güncel Türkçe Sözlük duşak(2. anlamı) 1. Hayvanların ayak bağı, köstek. 2. Hayvanların ayaklarını bağlamak için özel olarak yünden yapılan ip. 3. Çatallı ağaçtan yapılmış köstek. 4. Mecazen ayak bağı olan şey. 5. Döven kanaatlarını birbirine tutturan ağaç parçası. 6. Bir şeyin düşmemesi için yapılan ağaç destek. Türkiye Devamını Oku

  • ÇABASIZ: çabasızanlamı sf. 1. Çaba göstermeyen, çabalamayan (kimse). 2. zf. Çaba göstermeden, çabalamadan. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • GEÇİCİ GÖREV YOLLUĞU: geçici görev yolluğuanlamı İng. temporary travelling expenses 1. Bağlı bulundukları kurumlara ilişkin bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde ya da dışında başka bir yere gönderilenlere yol ve zorunlu giderleri için verilen para. 2. Yeni ve eski görevlerine ilişkin bir sorundan ötürü kurumlarınca açılan bir dava nedeniyle sanık ya da davalı olarak başka bir yere gönderilenlerden Devamını Oku

  • ÜSTÜNKÖRÜ: üstünkörüanlamı sf. 1. İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, baştan savma yapılan. 2. zf. (üstü’nkörü) İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, üstten: “Fakat bu işi bilinçli olarak üstünkörü yapmış, yaraların tam kapanmamasına dikkat etmişti.” –İ. O. Anar. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • TAŞIMAK: taşımak(1. anlamı) (-i) 1. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek: “Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı.” –S. F. Abasıyanık. 2. Üstünde bulundurmak: “Boynunda asılmış gümüş bir köstek taşırdı.” –Y. K. Beyatlı. 3. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek: “Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur.” –S. Birsel. 4. Boru, Devamını Oku

  • BÜCEKLENMEK: büceklenmekanlamı 1. Oyalanmak, boş yere uğraşmak 2. Yemeğe çalışmak, isteksizce yemek. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü Devamını Oku

  • DENGESİZCE: dengesizce(1. anlamı) zf. (dengesi’zce) Dengesiz bir biçimde. Güncel Türkçe Sözlük dengesizce(2. anlamı) zf. (dengesi’zce) Dengesiz bir biçimde, istikrarsızca. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar