İPTEN KAZIKTAN KURTULMUŞ Kelime Anlamı Nedir?


ipten kazıktan kurtulmuşanlamı

her türlü kötülüğü yapacak yaradılışta olan (kimse): “İşte şimdi gördüğünüz gibi hırsızların, esrarkeşlerin, ipten kazıktan kurtulmuş, gözü kanlı canilerin arasında çilemi dolduruyorum.” –H. Taner.

Güncel Türkçe Sözlük


Sponsorlu Bağlantılar

İPTEN KAZIKTAN KURTULMUŞ ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • İPTEN ÜZENGİ: ipten üzengianlamı Derme çatma iş, düzen. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü Devamını Oku

  • İPTEN KUŞAK KUŞANMAK: ipten kuşak kuşanmakanlamı yoksul düşmek. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • LÜPTEN: lüptenanlamı zf. Açıktan, bedavadan, parasız olarak: “Malum ya bize lüpten bilet verirler.” –H. E. Adıvar. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • YARADILIŞLI: yaradılışlıanlamı sf. Doğuştan vücut ve ruh özelliklerinin tümünü üzerinde taşıyan: “Bütün hassas insanlar gibi çok alıngan yaradılışlı idi.” –H. Taner. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • GÖZÜNÜ DALDAN BUDAKTAN (VEYA ÇÖPTEN) ESİRGEMEMEK (VEYA SAKINMAMAK): gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak) anlamı tehlikeli işlere atılmaktan çekinmemek: “Gençliğinde gerçekten delifişek, gözünü daldan budaktan sakınmaz bir askermiş.” –H. Taner. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • KÖPTEN: köptenanlamı Kadın ceketi, uzun hırka. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü Devamını Oku

  • ÇERDEN ÇÖPTEN: çerden çöptenanlamı sf. 1. Dayanıksız, çürük: “Petrol lambası yanan / Kamış saz kulübede / Çerden çöpten kulübede / Mısır ekmeği yiyen çocuk / Seni seviyor” –S. F. Abasıyanık. 2. mec. Zayıf, narin, çelimsiz: “Görüyorsun ya, insan ne çerden çöpten!” –N. F. Kısakürek. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • ÇAPRAZ KİPTENİM: çapraz kiptenimanlamı İng. cross modulation İletim ortamının çizgisel olamayışından kaynaklanan ve istenen bir kalemin istenmeyenle kiplenimi. BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü1983 Devamını Oku

  • KAPALI: kapalı(1. anlamı) sf. 1. Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı: “Şimdi oğlunu kanlı göğsü, kapalı gözleri, mor dudaklarıyla görür gibi oluyordu.” –N. Hikmet. 2. Geçilmez durumda olan. 3. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). 4. Başı örtülü (kadın). 5. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. 6. Gizli, saklı: Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı Devamını Oku

  • PÜRÜZSÜZ: pürüzsüzanlamı sf. 1. Pürüzü olmayan: “Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü.” –K. Hulûsi. 2. Düzgün (ses): “Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu.” –O. C. Kaygılı. 3. zf. Hatasız, takılmadan: “Pürüzsüz, tane tane şarkı söyler gibi ahenkli bir konuşma tarzı vardı.” –H. Taner. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar