İDRAK ETMEK Kelime Anlamı Nedir?


idrak etmekanlamı

1) akıl erdirmek, anlamak, kavramak: “Evliliğim boyunca, saçmalığını ancak şimdi idrak edebildiğim bir iş bölümü vardı Ayşin ile aramızda.” –E. Şafak. 2) erişmek, ulaşmak: Cumhuriyetin yetmiş beşinci yılını idrak ettik. 3) ruh b. algılamak.

Güncel Türkçe Sözlük


Sponsorlu Bağlantılar

İDRAK ETMEK ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • İDRAK ETMEK: idrak etmekanlamı 1) akıl erdirmek, anlamak, kavramak: “Evliliğim boyunca, saçmalığını ancak şimdi idrak edebildiğim bir iş bölümü vardı Ayşin ile aramızda.” –E. Şafak. 2) erişmek, ulaşmak: Cumhuriyetin yetmiş beşinci yılını idrak ettik. 3) ruh b. algılamak. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • İDRAK: idrak, -ki(1. anlamı) Ar. idr¥k a. (idra:k) 1. Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme: “Kişilik idraklerle doğar, diyenler de var.” –Ç. Altan. 2. Erişme, ulaşma. 3. ruh b. Algı. 4. ruh b. Algılama. Güncel Türkçe Sözlük idrak(2. anlamı) İng. perception Dış dünyanın uyarısı ile meydana gelen fiziksel duygunun zihinsel yorumu. BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü1998 Devamını Oku

  • İŞ BÖLÜMÜ: iş bölümü(1. anlamı) a. 1. Bir işi, iki veya daha çok kişi arasında bölme: “Evliliğim boyunca, saçmalığını ancak şimdi idrak edebildiğim bir iş bölümü vardı Ayşin ile aramızda.” –E. Şafak. 2. Bir toplumsal üretim düzeni içindeki değişik görev ve hizmetlerin, toplumun üyeleri, kümeleri arasında karşılıklı bağımlılık ilişkileri içinde bölünmesi. Güncel Türkçe Sözlük iş bölümü(2. anlamı) İng. division of Devamını Oku

  • İHATA ETMEK: ihata etmekanlamı 1) çevirmek, çevrelemek, kuşatmak, sarmak: “Dıştan uzatılmış bir merdivenle binanın üst kısmını ihata eden bir balkona çıkılıyor.” –H. S. Tanrıöver. 2) mec. kavramak, anlamak. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • FARK ETMEK: fark etmekanlamı 1) görmek, seçmek: “Boğaz’ın sisle kaplı olduğunu ancak ön güvertede bir yer bulup oturunca fark etmişti.” –A. İlhan. 2) anlamak, sezmek: “Öç almanın fırsatını yakalamış gibi konuştuğunu fark etti.” –T. Buğra. 3) değişmek, başkalaşmak; 4) ayırt etmek: “Konuşma kesilmiyor, şimdi yabancı sesleri daha iyi fark etmekteyim.” –R. H. Karay. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • HAKKINI HELAL ETMEK: hakkını helal etmekanlamı hakkını, emeğini bağışlamak: “Bu bahtiyar hanımcağızı sordular, iyi biliriz, dedik, hakkımızı helal ettik.” –M. Ş. Esendal. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • (BİR ŞEYE) TEMAS ETMEK: (bir şeye) temas etmekanlamı 1) dokunmak, değmek: “Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı.” –Ö. Seyfettin. 2) değinmek, sözünü etmek, bahsetmek: “Şiiri iyi okuyanlarla fena okuyanlar arasındaki esaslı farka temas ettik.” –Y. K. Beyatlı. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • PES ETMEK: pes etmekanlamı 1) yenilgiyi kabul etmek, pes demek: “Evliliği sırasında altı düşük daha yapacak sonunda pes edecekti.” –A. Kulin. 2) yenileceğini anlayıp sırtının yere gelmesini istemeyen pehlivan, yenildiğini kabul anlamına ya “pes ediyorum” demek veya hasmının kispetine eliyle vurarak işaret vermek; 3) birinin aşırı kurnazlığı karşısında ancak bu kadar olur inancına varmak. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • NÜFUZ ETMEK: nüfuz etmekanlamı 1) bir şeyin içine işlemek, geçmek: “Tatlı bir duman, bütün varlığını sararak en derin yerlerine kadar nüfuz ediyordu.” –P. Safa. 2) inceliğine varmak, anlamak: “Bu, o kadar ince ve girift bir meseledir ki, bütün bir ömür boyunca izaha çalışılsa yine derinliğine nüfuz edilemez.” –N. F. Kısakürek. 3) etkili olmak: “Ecnebiler ona değil, o ecnebilere Devamını Oku

  • KOLAÇAN ETMEK: kolaçan etmekanlamı 1) çevrede olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak: “Çevremizi bir kolaçan edelim hele nerde olduğumuzu iyice anlayalım.” –T. Oflazoğlu. 2) bir şeye öğrenmek amacıyla kısaca bakmak, göz atmak: “Etrafı kolaçan ederken yapmaya kalkıştığım işin saçmalığı canımı sıktı.” –E. Şafak. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar