FİRE VERMEK Kelime Anlamı Nedir?


fire vermekanlamı

eksilmek, azalmak: “Halk edebiyatı gibi, divan edebiyatı da çok fire verdi elbet.” –B. Necatigil.

Güncel Türkçe Sözlük


Sponsorlu Bağlantılar

FİRE VERMEK ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • HALK EDEBİYATI: halk edebiyatı(1. anlamı) a. ed. Adı belli olan veya olmayan kimselerin, halk ozanlarının yarattıkları şiir, destan, hikâye vb. türleri içine alan edebiyat: “Halk edebiyatı gibi, divan edebiyatı da çok fire verdi elbet.” –B. Necatigil. Güncel Türkçe Sözlük halk edebiyatı(2. anlamı) bk. halk yazını. BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü1974 Devamını Oku

  • FİRE: fire(1. anlamı) Rum. a. (fi’re) tic. 1. Ağırlık yitimi. 2. Bir iş yapılırken çıkan artık parça. 3. sf. Eksik, noksan. Güncel Türkçe Sözlük fire(2. anlamı) Hayvan vergisi. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü fire(3. anlamı) Şırası çıkarılmış üzüm posası. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü fire(4. anlamı) Daima, herzaman. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü -fire(5. anlamı) Osm. fire Bir eşyanın yapımı için tüketilen toplam gereçle, tamamlanmış işteki gereç arasındaki fark. BSTS / Ağaçişleri Terimleri Devamını Oku

  • FİYAT VERMEK: fiyat vermekanlamı isteyeceği veya ödeyeceği fiyatı bildirmek: “Ne fena fena bakar, ne de olmayacak bir fiyat verdiğim zaman homurdanır.” –S. F. Abasıyanık. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • KİLO VERMEK: kilo vermekanlamı vücudun ağırlığı azalmak, zayıflamak. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • DİVAN: divan(1. anlamı) Ar. d³v¥n a. (di:va:nı) 1. tar. Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. 2. ed. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser. 3. Sedir (I): “Gerinerek kollarını yana doğru açarken başını divanın yastıkları üzerine koyuyor.” –E. M. Karakurt. 4. mec. Meclis: “Çok geçmeden ortadaki masanın etrafında akşamki divan tekrar kurulmuş bulunuyordu.” –R. N. Güntekin. Güncel Devamını Oku

  • KITAİ KEBİRE: kıtai kebireanlamı (kıt’ai kebire)(Divan edebiyatı terimi) Dörtten artık dizesi olan kıta. BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü1948 Devamını Oku

  • FASILA VERMEK: fasıla vermekanlamı ara vermek, kesmek: “Birer kart göndererek baş ağrılarından dolayı bu kabullere fasıla verdiğini bildirmişti.” –P. Safa. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • İKRAR VERMEK: ikrar vermekanlamı söz vermek: “İkrar verdi cahil gönlüm inandı / Seherin yelleri esti gelmedi” –Karacaoğlan. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

  • ESİLTMEK: esiltmekanlamı Eksilmek, azalmak. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü Devamını Oku

  • ÜZÜLÜVERMEK: üzülüvermekanlamı (nsz) (üzülü’vermek) Çabucak üzülmek: “Kocasının samimi olup olmadığını düşünmeden kadın insiyakıyla üzülüverdi.” –S. F. Abasıyanık. Güncel Türkçe Sözlük Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar